FOSİLLER
Fosil milyonlarca yıl önce jeolojik zamanların çeşitli dönemlerinde birbirinden farklı ortamlarda yaşamış canlıların öldükten sonra geçirdikleri fosilleşme süreci sonrasında bulundukları ortamın çökelleri içindeki taşlaşmış kalıntılarıdır.
Fosil kelimesi Alman doktor ve maden mühendisi Georgius Agricola'nın 1546 da yayınladığı de Natura Fossilium adlı eserinde topraktan çıkarılan nesne anlamında ilk defa kullanılmıştır. Canlıların öldükten sonra fosilleşinceye/taşlaşıncaya kadar geçen süreç fosilleşmedir.
Tek hücreliler: Vücutları bir veya birkaç basit hücreden yapılmış olan en ilkel canlılardır. Bunlar çoğunlukla gözle görülemez mikroskopla incelenebilirler. Hayvansal kökeli olan tek hücrelilerin en önemlileri; Diyatomeler, Dinoflagellatlar, Foraminiferler ve Radiolaria'lardır. Bunların arasında Foraminifera en önemli gruptur.
Çok hücreliler: Mollusca/Yumuşakçalar: Kambriyen'den (540my.) beri yaşayan metazoanlar çok hücrelilerin en geniş grubudur. Yanal simetri gösteren vücutları yumuşak halkasız/segmentsiz olup kalkerli bir kabuk ile örtülüdür. Denizlerde, göllerde, bataklıklarda, nehirlerde pek azı da karada yaşar. Bu büyük grubun içinde Bivalvia (iki kabuklu), Gastropoda (karından bacaklılar) ve Cephalopoda (kafadan bacaklılar) bulunur. Örneğin; Mytilus (midye), Ostrea (istiridye) Bivalvia'nın, Octopus (ahtapot), Sepia (mürekkep balığı) Cephalopoda'nın, Helix (kara salyangozu) ise Gastropoda'nın bugün yaşayan temsilcileridir.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder